Top

Alaçatı pazarına dikkat!!!

Eylül 5, 2008 yazan DİVA 

Yaz geldi geçiyor derken işte finale geldik bile.. Hayatımın en uzun tatillerinden birini yaşıyorum derken nazara geldim herhalde! Çeşme sezonunu berbat bir şekilde kapatıyorum.. Başıma gelen “Size de olabilir” demek.. Ve, konuya değinerek herkesi uyarmak istiyorum..

Aman, siz siz olun Alaçatı pazarına sakın ha yanınızda çok parayla gitmeyin.

Hırsızlar cirit atıyor.. Hem de profesyonel hırsızlar.. Her hafta otobüsle geliyorlar.. İnsanları soyup ellerini kollarını sallaya sallaya gidiyorlarmış.. Birçoğu da iyi giyimli, sizin benim gibi görüntü sergileyen kadınlarmış! Yani, hırsız uğursuz olduğunu anlamanız çok zor..

Ben de özendim.. bir Alaçatı pazarı yapayım ucuz birkaç çaput alayım dedim.. Maalesef, yanımda epey yüklü bir para vardı.. Anneme bırakmayı unutmuşum.. ”Çantayı sıkı sıkı tutarım bir şey olmaz” dedim. Türk milleti olarak öyle bir düşüncemiz hep vardır ya.. ”Bana bir şey olmaz!”

Kendimden son derece emin adımlarla pazarın orta göbeğinden içeri adımımı atmamla 5 dakika içinde soyulmam bir oldu.

Ruhum bile duymadı..

O anda yaşadığım şoku tahmin edersiniz.

Sen, Alaçatı pazarının hırsızlık dosyasını bil..

Bu denli yüklü parayla pazara git..

Olacak şey değil tabii !

Neyse, ortalıkta sakin sakin dolaşan iki jandarmadan başka kimse yoktu.. Hemen, Jandarma Komutanı Barış Bey’e koştum.. Sağolsun, çok ilgilendi ama neye yarar.. Çantamın içindeki el emeği göz nuru paracıklarım uçup gitmişti..

Bugün, bir arkadaşım aradı.. Aynı gün ve hemen hemen aynı saatlerde, Alaçatı pazarına giden komşusunun çantasını da makasla keserek çalmışlar!

“Pes” dedim..

Demek ki, soyguncular basmış Alaçatı pazarını..

Her hafta gelip onlarca insanın canını yakıyorlar.. Göz göre göre..

Olacak şey değil yani..

Nerede, bu gözde beldenin emniyet teşkilatı? Neden sivil polisler ortada yok?

Bundan birkaç yıl önce, Kemeraltı’nda başıma buna benzer bir olay gelmişti.

Yolda ilerlerken kuzenim Serra, bir anda bağırmaya başlamış, ben de şaşkın bakışlarla “Serra kafayı mı yedin?” diye ona çıkışmıştım. O anda.. Serra’nın 5-6 yaşlarında iki çocuğun ellerini çantamdan çıkarırken yakaladığına tanık olmuştum..Ve de aynı anda jet gibi gelen bir sivil polisin durumu izlediklerini ve olaya anında müdahale ettiklerini sevinerek görmüştüm. Çocukları enselerinden tutup yakalamıştı polis. Giderken de, bizi kibarca dikkatli olmamız konusunda uyarmıştı.

O sıralar, Kemeraltı’nda sivil polis kaynıyordu.. Zaten, polisler hırsızların hemen hepsinin eşkalini biliyordu..

Alaçatı son yıların en gözde tatil beldesi.. Hırsızlıklarla adından söz ettirmeye başlarsa sonu ne olur? Kim çıkar güvenerek sokaklarında turlar? Soyulma tehlikesi bu kadar yanıbaşındayken, kim Alaçat’ya korkusuzca gider alışveriş yapar?

Ben şahsen bu olaydan sonra Alaçatı’ya biraz zor giderim.. Soğudum.. Yazık çok yazık..

Alaçatı’nın güzelliğinin üstü toz bulutla kaplanmasın.. Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalkılıç beldesine son derece duyarlı başarılı bir Belediye Başkanı’dır..

Kendisine buradan sesleniyorum..

Lütfen, insanların canı yanmasın.. Bu konunun üstüne ciddi bir şekilde gidin başkanım!

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom