Top

Beni davetlerde değil, şantiyelerde görebilirsiniz…

Ağustos 2, 2008 yazan DİVA 

Gayrimenkul sektörünün lider firması Sinpaş GYO’nun misyon, vizyon ve felsefesini 18 yıldır başarıyla temsil eden, iş ve sorumlulukları büyük ama kendi çok genç, çok çalışkan, çok güzel ve çok başarılı bir kadın yönetici, tam bir profesyonel Seba Gacemer.

Sinpaş GYO Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak, bu zorlu sektörde işini yıllardır başarıyla sürdüren Seba Gacemer ile şu anda devam eden 3 projeleri, Lagün, Bosphorus City ve Bursa Ottomanors üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sinpaş’ın 34 yıldır bu sektöre kazandırdıkları “bir ev değil, bir yaşam tarzı” sunma anlayışlarındaki konfor, güvenlik, kaliteli üretim, kişiye özel lüks ve yaşamınıza anlam katacak bu eşsiz projelerde yer almak istiyorsanız, siz de hemen aşağıdaki satırları okuyun.

DİVA. Gayrimenkul erkeklerin egemen olduğu bir sektör olarak bilinir. Erkekler dünyasında kadın olarak başarıyı yakalamakta zorlandınız mı?

Seba Gecemer. 18 yıldır çalıştığım bu sektörde kendimi  ‘kadın yönetici’ diye ayrımsamadım. Patronlarım da bunu bana hiç hissettirmedi. Ben yöneticiydim o kadar. Bunun önüne kadın yada erkek gibi eklemeler yapan şirketler bence çağ dışı…  Sadece işimi yaptım, Sinpaş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik’in hedefleri daima çok yüksekti. Grubumuzdaki tüm yöneticiler gibi ben de Avni Bey’in heyecanına yetişmeye çalışıyorum aslında. İnşaat piyasası gerçekten erkek egemen bir sektördür. Üretim, mimari, pazarlama, planlama ağırlıklı olarak onların elindedir. Kadın gözüyle görmek, yorumlamak her zaman farklıdır. Satın alan, karar veren daima kadındır. Kadınların bakış açısı, detaylara verdiği önem, hedefe ulaşmadaki kararlılık farklıdır. Ailenin beklentilerinin farkında olarak arayışını sürdüren ve aldıran güç, kadındır. Bir kadın olarak Sinpaş gibi sektörünün devi ve kurumsal bir firmanın pazarlama ve satıştan sorumlu genel müdür yardımcısı olmam aslında şirket kültürü bakımından da çok örtüşüyor. Çünkü Sinpaş grubunda aile kurumuna son derece önem verilir. Bu proje geliştirme sürecimizden başlar, İnsan kaynakları politikalarına kadar yansır.

DİVA. 35 yıldır yaptığınız işlerinizde bir yaşam tarzı ve lüks bir hayat vaat etmeyi sürdürüyorsunuz. Söylemleriniz hakkında neler söyleyeceksiniz?

S.G. Bu işe başladığımızda, yaptığımız işlerde “Biz sadece beton dökmüyoruz, ev yapmıyoruz. Bizim işimiz, bir yaşam tarzı sunmak” diyorduk, sloganımız buydu. Şimdi herkes söylüyor. Biz ise bugün geldiğimiz noktada bunun ötesine geçtik. Müşteri kitlemiz çok özel. Şu anda hayatı kolaylaştıran, keyif veren, huzurlu ve güvenli, ailelerin komşularıyla paylaşımı olan  birortamda yaşamasını sağlayan, sosyal ilişkileri güçlü ve renkli hayat kavramı isteyenler için çalışıyoruz.. Bu vaatlerimizin getirdiği bir ‘lüks’ kavramı var. Müşterilerimize sunduğumuz Lüks , çok pahalı, çok lüks malzemeler kullanmaktan öte gelenekselle, yeni trendleri en rafine şekilde birleştirerek bugünkü yorucu modern hayatı kolaylaştırmak, renklendirmek olduğuna inanıyoruz.

DİVA. Lagün projenizden biraz bahseder misiniz?

S.G. Lagün, İstanbul Samandıra’da, toplam 178 bin metrekarelik bir alanda yaklaşık 133 bin metrekarede gerçekleşen,  geçen yıl başladığımız büyük bir proje. Dört etaptan oluşacak Lagün’ün birinci etap teslimleri, Mart 2009’da gerçekleşecek. Adını göl çiçeklerinden alan Anemon, Mimoza, Lotus, İris ve Lilyum isimli beş farklı mimariye sahip teras-bahçe ev, bahçeli ev ve müstakil villa seçenekleri bulunuyor. Lilyum, 209 metrekare ile en küçüğü.  En büyük villamız ise 749 metrekare ile Anemon.

Lagün’ün en dikkat çeken özelliği, konutları çevreleyen göller. Lagün’de, farklı konseptlerde dizayn edilen 29 göl ve Zen Club bulunacak. Zen Club; doğayla uyumlu mimarisinde barındırdığı SPA, fitness, açık yüzme havuzu ve çeşitli sosyal aktiviteleriyle keyifli zamanlar geçirmeyi sağlayacak. Lagün’de dileyenler, açık ve kapalı manejlerde özel eğitmenler yardımıyla at binmenin keyfini de çıkaracak. Site geneli, güvenlik merkezi tarafından 24 saat kameralı güvenlik sistemiyle izlenecek .

DİVA. Lagün’ün diğer projelerden ayırt edici özelliği nedir?

S.G. Dünya’da Lagünler (deniz kulakçıkları) Phuket / Tayland’da ve Dubai’de birkaç projede mevcut. Ancak bu lagünlerin yorumlanması, Türkiye’de ilk defa Sinpaş GYO tarafından gerçekleştirildi ve dünyadaki nadir örnekleri arasında yerini aldı. Su mimarisinin en güzel örneklerini projelerinde kullanarak suyla yaşam trendinin öncülüğünü yapan Sinpaş GYO, Lagün ile bir ilke imza atıyor. 29 lagünden oluşan projede toplam 35 bin metrekare su alanı bulunuyor. Evlerin tümünün lagün manzarası olması, lagün etrafında hiçbir şekilde araç sokulmaması,  sandallarla su ulaşımının olması, binicilik, butik oteli, Zen Club’ı ve 70 bin metrekarelik yeşil alanı ile şehrin içinde lüks yaşam kültürünün tüm öğelerini içinde barındırıyor. Araba görmeden göl manzarası eşliğinde kahvesini yudumlaması, iskelesinden  sandalla komşusuna gidebilmesini düşünün… Şehirde bundan daha büyük bir lüks olabilir mi?

DİVA. Kredi oranları yükselince kendi bünyenizde “devrimci ödeme planı” sloganıyla farklılık getirdiniz. İlgi nasıl oldu?

S.G. Sinpaş GYO’nun güçlü sermaye yapısı sayesinde, müşterilerimize yükselen konut kredileri ortamında sıra dışı bir çözüm getirdik. Kredi faiz yüküyle baştan yüksek taksitler yerine konut almayı kolaylaştıran devrim niteliğindeki ödeme kolaylığı! Peşinatsız 60 ay vade, 4, 13 ve 25. aylarda alınan ara ödemeler. Ve yıllık sadece TÜFE + 3 artış oranıyla finanse edilen bir model… Tabi bilinçli müşteri profilimiz fırsatı hemen gördü ve alıma geçti.  Bu sayede satış hedeflerimizi aştık.

DİVA. Sinpaş GYO Bosphorus City projenizde nasıl sürprizler bekliyor müşterilerinizi?

S.G. Küçükçekmece gölü ile Olimpiyat köyü arasındaki vadide İstanbul’un 2. boğazını yapıyoruz. 246 bin metrekare üzerinde 474 bin metrekare toplam inşaat alanıyla dev bir proje. İçinde 10.000 kişinin yaşayacağı bir boğaz şehri. İlk iki etabı yaklaşık 1 ay içinde satıldı. Bosphorus City’de şimdiye kadar satılan konut sayısı 850’ye ulaştı ve ilgi yaz sezonu olmasına rağmen devam ediyor. Sinpaş GYO olarak müşterilerimizin her koşulda bize duyduğu güven bize büyük mutluluk ve heyecan veriyor gerçektende. İşimizin en büyük ödülü bu.

DİVA. Bosphorus City projenizin özellikleri hangi lüks kavramına denk geliyor?

S.G. Proje geliştirme süreci bin 95 gün süren ve Türkiye’nin en emek yoğun projesi Bosphorus City. Ortaköy Meydanı’ndan, Beylerbeyi’ne, Kanlıca’dan Yeniköy’e birçok boğaz semtini İstanbul Avrupa yakasının önemli bir lokasyonunda 2. İstanbul Boğazı yaparak yeniden yorumluyoruz.  “Yaşayan Boğaziçi” konsepti ile boğazın güzelliklerini taşıyan; gelenekseli ve moderni rafine eden usta ellerden çıkmış bir mimari ile inşa edilen  bir İstanbul yerleşimi…  Bosphorus City’de 26 bin metrekare büyüklüğünde, 720 metre uzunluğunda boğaz ve 2 boğaz köprüsü bulunuyor. Yaklaşık 1/3’ü yeşil alandan oluşan projede, kafeler, restoranlar, dans salonları, açık-kapalı yüzme havuzları, spor kompleksleri, mini golf sahaları, masaj odaları, sağlık kulübü gibi birçok sosyal ve sportif öğe İstanbul’un 2. Boğazı Bosphorus City’de, boğazın güzellikleri ile birleşiyor. Her birinin farklı bir hikayesi bulunan ve bulundukları Boğaz semtlerinin simgeleri haline gelmiş, her birinden sadece birer tane bulunan ünlü yalıların yeni efendileri sanayiciler,  tekstilciler, ve profesörler oldu. İstanbul Bosphorus City’de, 63 farklı ev tipi bulunuyor. Yalılar, Saraybahçe Evleri, Yeditepe Kuleleri, Yalı apartmanları, 1+1 den 5+2’ye kadar 54-657 metrekare aralığında değişen seçeneklerle İstanbul’un 2. Boğazı’nda yaşama keyfini sunuyor.

DİVA. Bu proje tanıtımınız dünyanın en ünlü şarkıcılarından biri olan Julio Iglesias ile geçtiğimiz günlerde yapıldı. Nasıl buluştunuz?

S.G. Julio Iglesias, gayrimenkul milyarderi olan bir dünya sanatçısı ve dünyanın her yerinden ev satın almakla kalmıyor, yatırım ve projeleride var. Türkiye’yi bilen, İstanbul’a birçok kez gelmiş, Boğaz’a aşık bir sanatçı… Kendisinin çok uzman bir gayrimenkul yatırımcısı olması ve bizimde onun çok sevdiği İstanbul boğazının yorumlandığı dev bir proje yapıyor olmamız her iki tarafı da çok heyecanlandırdı. Julio Iglesis, en çok projenin yatırım özelliği ve Boğaz konseptiyle ilgilendi. İstanbul Boğazı’nın minimalize edilerek yeniden yorumlanması, boğazda yaşam kültünün simgeleri olan sosyal mekanların olması  çok ilgisini çekti. Burada isteyen Emirgan Korusu’nda dinleniyor, eğlenmek isteyen Ortaköy Meydanı’na gidiyor… Bunların hepsi nihayetinde mutlu, keyifli bir aile ortamı, seçkin ve modern insanlarla hayatı paylaşmak, çocuğunuzun sokakta doğru arkadaşlarla kontrol edebileceğiniz bildiğiniz bir çevrede büyümesi için…..

DİVA. Yine devam eden Sinpaş GYO Bursa Ottomanors projeniz nasıl gidiyor?

S.G. Bursa Demirtaş mevkiinde yaklaşık 400 bin metrekarede toplam inşaat alanıyla Bursa’nın en büyük konut projesi Ottomanors. Satışlarına 20 Ekim 2007 ‘de başladık.  Üç etaptan oluşuyor. 2 bin 300 konutluk projenin ilk etabı, 2009’un son çeyreğinde  Ağustos teslim edilecek.  Yoğun talep üzerine kampanya kapsamında satışa çıkan II. Etap ise Mayıs 2010’da teslim edilecek.

DİVA. Bu projeniz de sanırım suyla içi içe bir yaşam sunuyor…

S.G. Sinpaş GYO’nun projelerindeki temel unsurlarından biri olan su konsepti, Ottomanors’ta da yapı adalarından yeşil alanlara kadar uzanan yaklaşık 26 bin metrekarelik dev bir suni göl var. Göl çevresinde de şehir meydanları, parklar, tenis kompleksi, spor alanları yer alacak. Göle sıfır konumlanan yalılar ve köşkler bir taraftan Osmanlı konaklarını çağrıştıracak. Göl ve yeşil manzaralı kuleler ve residence’lar ise modern bir şehir görüntüsünü tamamlayacak. Gölle birlikte adalar, yarımadalar, koylar ve burunlarla oluşturulan su coğrafyası sayesinde iskeleler ve kayıkhanelerle site içi ulaşım su taşıtlarıyla sağlanabilecek.

Proje kapsamında sosyal yaşamın odaklandığı 3 merkez, Ottomanors Büyük Kulüp, Ottomanors Butik Apart Otel ve Ottomanors Marin Kulüp olacak.

Ottomanors Büyük Kulüp wellness’tan sinemaya, kuaförden çocuk kulübüne, mini golften bowling’e kadar pek çok imkanı bir arada sunacak. Ottomanors Butik Apart Otel; konut yerleşim konseptinde olduğu gibi farklı mimarisiyle, içinde bahçe, bahçede jakuzi bulunan konforlu dubleks apart suitlerden oluşacak.

Ottomanors’a sadece yarım saat mesafedeki Ottomanors Marin Kulüp ise Bursa’nın Trilye kıyısında konumlanıyor. Doğa ve su sporlarına imkan veren geniş sahiliyle Ottomanorslular’ın ortak yaşam kültürlerini oluşturmaları ve deniz keyfini seçkin bir atmosferde yaşamaları hedefleniyor. Ottomanorslular bu sosyal alanlarla Bursa’da yeni bir yaşam tarzının öncüsü olacaklar.

DİVA. Sıradaki projeniz Marmaris’i de anlatır mısınız?

S.G. Marmaris’te koyları, yeşili ve kumsalıyla olağanüstü güzellikte cennet gibi arazimiz oldu. Bu yeni yatırımımızla konut ağırlıklı içinde bir dizayn otel bulunan sosyal yaşam alanları zengin bir projeye imza atmaya hazırlanıyoruz.

DİVA. Projelerinizle yurtdışına açılmayı planlıyor musunuz?

S.G. Bugüne kadar Sinpaş olarak 20’ye yakın konsept proje binlerce ev yaptık. Son yıllarda yabancıların ülkemize olan ilgisi konut sektörüne de yansıdı. Sadece Bosphorus City’i 1 ay içinde üç değişik ülkeden ziyaret eden oldu. Sinpaş Grup olarak yurtdışından çok teklif alıyoruz ve grup şirketlerimiz gerek inşaat, dekorasyon gerekse granit seramik, mikronize kalsit gibi branşlarda yurtdışında faaliyet göstermekteler.  Sinpaş Grup iş gücü, ürün, hizmet ve proje ihracatı yapıyor zaten. Sinpaş GYO’nun kısa vadeli planlarında yurtdışında bir yatırım görünmüyor ancak özellikle Marmaris’teki bu olağanüstü projemizi yurtdışına açmayı planlıyoruz.

DİVA. Dünya ve ülkemizdeki ekonomik sorunlar işlerinizi etkiledi mi?

S.G. Sinpaş’ta 18 yıldır Türkiye’nin gidiş gelişlerine ekonomik tüm dalgalanmalarına şahit oldum. Yöneticilerim Avni Çelik ve Faruk Çelik, hiçbir zaman kriz dönemlerinde “Memleketin hali, sektör ne olacak?” demediler ve hep yatırım yaptık. Hatta 2001 Krizi’nde çok büyük bir seramik firması olan Seranit’i satın aldık. 1994 Krizi’nde Tansu Çiller’in, “Herkese 2 anahtar, bir araba anahtarı, bir ev” söyleminin ardından başlayan krizle aynı gün, biz de yeni bir projeye başladık. Ve projemizi 15 günde sattık. Köklü bir Türk şirketi olarak krizlere alışkınız. Ve her krizden büyüyerek çıktık. Şimdi kriz, yurtdışında daha yoğun yaşanıyor. Onlar bizim yıllardır yaptığımız gibi mücadele etmeyi bilmiyorlar, şoktalar ve allak bullak oldular. Birçok Türk bankası Avrupa yada Amerika’daki yaşanan sıkıntıları şu anda yaşamıyor. Hatta yurtdışından Türk bankalarına gelip kredi isteyen kuruluşlara kredi verirken iki kere düşünüyorlar. Acaba geri dönüşte sorun yaşarmıyız diye. Bu çok önemli ve ülkemiz adına sevindirici bir ayrıntıdır. Yaptığınız iş doğru bir işse, size hiçbir şey olmaz. Bosphorus City projesini dünyadaki ekonomik dalgalanmaları düşünerek bekletmedik, 27 Mayıs’ta ilan verdik ve 850 ev sattık. Biz İMKB’de işlem gören en büyük gayrimenkul yatırım ortaklığı olarak şeffaf ve kurumsal yönetimimizle bu güvenilirliği sağladık. Doğru ve güzel işler yaparsanız, ve doğru fiyatlarsanız hiçbir kriz sizi etkilemez.

DİVA. “Yılın En İyi İş Kadını Ödülü”nü almanızın tesadüf olmadığını sizinle konuştuktan sonra bir kez daha görüyoruz. Başarılarınızın devamını diliyoruz. Son olarak özel yaşamınız nasıl peki?

S.G. Çok teşekkür ediyorum. Dünya Gazetesi tarafından geçen yıl, Sektörde yılın İş Kadını seçildim. İnanın haberim bile yoktu aday gösterildiğimden. Ama beni seçmişler. Böyle saygın bir organizasyondan ödül almaktan çok memnun oldum. Bu sektör çok çalışmayı gerektiriyor. Beni davetlerde değil ama şantiyelerde, pazarlama ofislerimizde görebilirsiniz. İş yoğunluğundan dolayı özel hayatımda  daha çok ailemle ve çok sevdiğim ve sürekli görüştüğüm birkaç grup arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum. Bir itirafla sözlerime son vereyim: İki yıl önce bir hırsızlık olayı yaşayınca apar topar bir Sinpaş sitesine taşındım. Terzi söküğünü dikemez durumu var ya, aynen öyle. Böyle bir konfordan kendimi yıllarca nasıl mahrum ettiğimi halen anlayamadım. Ben geç kalanlardanım, siz kalmayın.

 

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom