Top

Bozcaada

Temmuz 2, 2008 yazan DİVA 

“Bu adanın insanı kendine çeken, farklı bir yanı var” derdi hep Zeyno… Ne kadar da haklıymış meğer. fiirin mi şirin, romantik mi romantik ve de çok özel anılarla döndüğüm Bozcaada’yı özlüyorum biliyor musunuz? Oysa döneli bir hafta bile olmadı daha.“Bu adanın insanı kendine çeken, farklı bir yanı var” derdi hep Zeyno… Ne kadar da haklıymış meğer. fiirin mi şirin, romantik mi romantik ve de çok özel anılarla döndüğüm Bozcaada’yı özlüyorum biliyor musunuz? Oysa döneli bir hafta bile olmadı daha. Hani derler ya gittiğiniz yeri oranın yerlisi, orada yaşayan birileri ile gezerseniz çok daha fazla keyif alırsınız. işte bizi de kendilerini “ada halkı” ile özdeşleştirmiş, İstanbul’dan adayı adeta komşu kapısı yapmış, tüm güzelliklerini, ruhunu içlerine sindirmiş, en güzel duyguları buranın atmosferinde yaşamış ve hayatlarının en özel kararını bu adada alarak, sevdikleriyle paylaşmaya karar vermiş Zeyno ve Orhan gezdirdi, sevdirdi ve unutulmaz anlar yaşattı.

“Adada Düğün” ne orijinal bir fikir diye gittik, dönerken ise ne kadar doğru bir karar olduğunda hemfikirdik. Öylesine seviyorlardı ki bu dokuyu, bu ortamı, bizlere, davetlilere tanıtmak, sevdirmek için ne kadar çok detayla uğraşmışlardı, düğünlerine ve adaya ne kadar sahip çıkmışlardı. Ama çok haklıydılar, denizinin, kumsalının güzelliği, zeytinyağlı yemeklerinin lezzeti ile ünlü Habbele Koyu’nda MİTOS’un yeri, Ayazma’da dolunay eşliğinde sunulan rakı-balık ikilisi…

Daha ilk günden hazırladıkları buprogramla ısınıvermiştik adaya… Hem de ertesi gece Sandal Restoran’da gerçekleşecek düğün sürprizini daha bilmeden. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, taş evlerin dış duvarlarından sarkan akşam sefaları, zakkum gibi rengarenk çiçekleri ile gerçekten davetkar bir görünüm sergiliyor. Birbirinden güzel butik oteller, konuk evleri, gelenleri mutlu etmek için birbirleriyle adeta yarış halindeler. Biz eski bir Rum ilkokulu olan Ege Otel’de kaldık.

Kapılarının üzerinde ünlü şairlerin dizelerinin bulunduğu kapıları, çiçekli bahçesi ile çok keyifli idi. Zeyno’ların konakladığı butik otel Kaikias ise anlatılmaz, yaşanır. Adanın dörtte üçü üzüm bağları. fiarapçılık en önemli gelir kaynaklarından. Bağcılık, neredeyse adanın tarihi kadar eski.

Zeyno ile Orhan, odalarımıza üzerinde gün batımında çekilmiş kendi fotoğrafları bulunan program bilgisinde şöyle özetlemişler: “Bu kısa zamanda bile adayı her yönüyle keşfetmenizi isteriz.

Ada insanı sıcaktır, misafirini ağırlamayı, selamlaşmayı, sohbeti sever. Bunların tadını çıkartın! Bozcaada’dan Çınaraltı Kahve’de sabah kahvenizi içmeden, Salto Amca’nın domates reçeli dükkanına uğramadan, adanın sakin sokaklarında bir tura çıkmadan ayrılmayın. Ada’dan şarabınızı peynirinizi almadan dönmeyin.

Feribot adadan ayrılırken iskelede el sallayanları karşılıksız bırakmayın, gözyaşlarınızı tutmayın. Adadayız! Rahatız! Keyfimize bakıyoruz! Gidenlere iskeleden el sallıyoruz.” (Gerçekten de 2 saatte bir gelen feribottan, her çıkan misafiri bizzat ellerinde Zeyno-Orhan Düğün yazan pankartlarıyla karşıladılar ve gidenleri el sallayarak uğurladılar)

Odalarımızdaki bu bilgilerle az çok ada hakkında fikrimiz oluşmuştu. Ama 21 Haziran, yani en uzun günde, tam 20.50’de, gün batımında, adanın Batı Burnu’ndaki Rüzgar Gülleri’nin önünde, muhteşem bir manzaraya karşı, Zeyno ve Orhan’ın ömür boyu birlikteliğe belediyeye ait megafonla “evet” deyişleri ile hepimize adadaki en unutulmaz anı yaşatacaklarını tahmin bile edemezdik. Çok etkileyici idi. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarından salınarak, adanın meydanına elele yürüyen gelinle damat da, Bozcaadalılar’ın unutulmazı olacak. Benim unutamayacaklarım arasında, can arkadaşları olan sevgili Osman’ın en az onlar kadar, hatta onlardan çok, bu düğüne verdiği emek ve daracık sokakta yan yana sıralanmış tahta masalarıyla Sandal Restoran’ın herkesi mutlu etmek, eğlendirmek için yaptığı kusursuz organizasyon olacaktır. Ben kendi adıma D‹VA aracılığı ile teşekkürlerimi yolluyorum.

Her ne kadar kalemim, “gezi notları” adı altında yazmış olsa da sonuçta ben bir anneyim, dolayısıyla biraz da yaşadığım duygu yoğunluğunu katmadan edemedim.

Zeyno ile Orhan’ın evliliklerinin rüzgar güllerinin ürettiği enerji gibi güçlü olmasını diliyorum ve sizlere en kısa zamanda Bozcaada’ya gitmenizi, unutulmayacak anlar yaşamanızı tavsiye ediyorum.
Mutlu Seyahatler…

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom