Hazin tabelalarımız…
Güneş batıyor, akşam ezanına az var.
Verandada oturuyorum.
“Yaz bitti bitecek… Bu yaz kendime verdiğim sözleri tuttum ve kendime iyi davrandım” dedim içimden…
Kırlangıç kuşları da bu arada havada pikeler çiziyor, “sonbahar geliyor” sinyalini veriyor. “Yanlız ben mi gördüm” dedim… Başkaları da fark etti mi acaba?
Ramazan da geldi, ibadetlerimizin yoğunlaştığı bir dönemde “Yazık bizlere” diye geçirdim içimden.
“Belki Ramazan’ın sevgi ve şefkati gönüllerimizdeki derin ‘yanlızlık’ durumumuza merhem olur” dedim kendi kendime.
Yine fark ettim ki, her tür başarıyı kartvizit, şöhret ve paraya endekslemişken, biz ne hazin hayatlar yaşıyoruz. Read more
Kısaca haller…
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Bu hafta bir değişiklik yapıp magazin gündemine düşen mevzuları kısa kısa yazacağım. İlk kısa, çiçeği burnunda evliler Çağla Şikel ve Emre Altuğ’dan olacak. Geçtiğimiz günlerde bir gazeteye Emre Altuğ şu açıklamayı yapmış. “Evlilik, durumumuzda pek bir değişiklik yaratmadı fakat yalnızca Çağla ile benim kıyafetlerim bir odaya artık sığamaz oldu. O yüzden evin bir odasını daha giyim odası yapıp Çağla için 200 adet elbise askısı aldık” demiş. Tabii bu haber de manşetten gazetedeki yerini almış. Allah aşkına sevgili Emre Altuğ, Türkiye’nin her yerinde bombalar patlıyor; senin yakındığın şeye bak. Hem ayrıca Çağla Şikel’in kıyafetlerinin çokluğundan kime ne? Aldığınız iki yüz elbise askısı kimi ilgilendirir? Bu açıklama yerine yeni evlilere ya da yeni evleneceklere örnek olacak birkaç iyi söz söyleseniz ve de evliliğin kutsallığı ya da neden evliliği tercih ettiğinizi anlatsaydınız; sizin daha aydın ve de çağdaş olduğunuzu göstermiş olacaktınız. Fakat elbise askısı almaktan dert yanmanız biraz abuk olmuş. Hayran kitlenizi yalnızca bu şekilde konuşarak özendirmeye teşvik ediyorsunuz. Kaç genç kızımız ya da erkeğimizin içini burktuğunu hiç düşünmüyor musunuz? Halk yalnızca sizin yer aldığınız camiadan oluşmuyor bunu sakın unutmayın!! Read more
Havuzlara karşı ihtiyatlı olun
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Yüzmek yediden yetmişe herkese iyi gelir. Çocuklara, gençlere, hamile kadınlara, menapozdan bunalan orta yaşlılara ve yaşlı insanlara tavsiye edilebilecek en güzel spor, yüzmedir. Zayıflar da yüzebilir, şişmanlar da yüzebilir.. Ne de olsa ağırlığımızın yüzde 90’ını su taşır. Eklemlere binen yük ortadan kalkınca, bize keyifle kulaç atıp suda salınmak kalır.. Read more
Alaçatı pazarına dikkat!!!
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Yaz geldi geçiyor derken işte finale geldik bile.. Hayatımın en uzun tatillerinden birini yaşıyorum derken nazara geldim herhalde! Çeşme sezonunu berbat bir şekilde kapatıyorum.. Başıma gelen “Size de olabilir” demek.. Ve, konuya değinerek herkesi uyarmak istiyorum.. Read more
Annelerimize benzemek o kadar da kötü mü?
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Pastırma yazının son günlerini yaşasak da, havada kışa hazırlık kokusu var. Evlerden sonbahar kokuları yükseliyor şimdi.
Hepsinde olmasa da evlerin güneş alan odalarında/balkonlarında turuncu, kırmızıya çalan tarhanalar var serili.
Mutfak pencerelerinin içlerinde reçel kavanozları.
Balkonlarda çamaşır iplerine ya da demirlere kurumaya asılmış dolmalık/kızartmalık biberler, patlıcanlar, bamyalar. Read more
Hoş geldin “ramazan” yine bekleriz “yaz”
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Yazın gelişinin müjdesini verdiğim günleri dün gibi hatırlıyorum. Alaçatı sokakları cıvıl cıvıl, Çeşme geceleri kıpır kıpır diye diye sadece fotoğraf karelerinde hatırladığım bir yaz geçirdim.
Yazın bitişi bu sene herkes için ani oldu aslında. Okulların erken başlaması, Ramazan’ın gelişi yazlıkların bir anda boşalmasının ana sebepleri tabiî. Bu sebepler de bize ek dergi çıkarmak için bahane: Önce Diva Çocuk, ardından Diva İftar Sofraları.
Günlük hayatın akışında size yardımcı olabilecek ne varsa Diva’da. Hele bu sayımızdaki ek ile bu Ramazan iftar sofralarınız renklenecek.
Otellerin baş aşçılarından en özel tarifler, iftar yemekleri için en güzel restoranlar, Ramazan’da sağlıklı beslenmenin yolları… Hepsi bu ekin içinde… Keyifli okumanızı dilerim. Ama artık deniz kenarında güneşlenirken değil, çiseleyen yağmurun huzur veren sesiyle, uzun zamandır solumadığımız toprak kokusuyla keyfini çıkarın Diva’nın. Read more
Ramazan dolayısı ile kapalıyız!
Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Ben size aslında bu hafta, “Swissotel mutfağına nasıl sızdım?” başlıklı bir yazı yazacaktım.
Ancak savruk ben, fotoğraf makinemin aktarma kablosunu kaybettiğimden, hem yazı, hem casusluk girişimimi belgeleyen fotoğraf kareleri haftaya kaldı…
Önümüzdeki 1 hafta içinde bir ara kablo edinerek, bu konuyu çözmeyi düşünüyorum.
Gelelim bu haftaki konumuza… Read more
Sizin hayal koltuğunuz var mı?
Eğer yoksa hemen bir hayal koltuğu edinmenizi tavsiye ediyorum. Bu herhangi bir koltuğunuz olabilir. Yeni almanız gerekmiyor. Yeter ki üstünde ağlanmış, üzüntüler yaşanan bir koltuk olmasın. Böyle durumlar yaşanmışsa başka bir obje seçmeniz daha iyi olacak. Bu bir iskemle ya da kanepe de olabilir. Benim derdim temiz enerjili bir koltuk ya da sandalye olması. Oraya oturun ve düşüncelerinizde seyahatler yapın. Bu seyahatlerinizde hayattan gerçekliğe uygun neler istediğinizi bilmeniz şartıyla! Geçmişteki güzel anlarınızın fotoğraflarını beyninizde doldurun. Ve an isteyin. Bunun değişik bir dua şekli olduğunu göreceksiniz. Ve dileklerinizi ağzınız söylemesin. Beyninizden isteyin ve kendinizi bu isteklere layık görün. “Ağız söyler, kalp istemezse olmaz” unutmayın. Read more
Kuru cilde iyi bakmak gerekir…
Ağustos 29, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Kuru ciltlerde sebum yani doğal yağ salgısı zayıftır Genellikle ter salgılaması da normalin altındadır. Bu nedenle hassas olmaya eğilimlidir. Cilt yüzeyindeki aşırı kuruluk, cildi bakterilere karşı koruyan asit mantonun dengesini bozar. Hassasiyetin nedeni budur.
Öte yandan, kuru ciltler soluk görünürler, gergin olurlar ve özellikle su ile yıkandıktan sonra çatlayacakmış gibi strese girerler. Ta ki nemlendirici sürülene kadar.. Derinin pul pul soyulması ve çatlaması ise aşırı kuruluğun ve su kaybının belirtisidir. Read more
Fuarda nostalji
Ağustos 29, 2008 by DİVA · Leave a Comment
İzmir Enternasyonel Fuarı kapılarını 77. kez açtı. Törenlerle, kutlamalarla, konserlerle, danslarla…
Adı ne zaman geçse eski zamanlarını yaşayanların yüzünde bir burukluk oluşturan ve o zamanlardaki hali anlatılmaya başlanan iki şey biliyorum. Biri bayramlar, biri de İzmir Fuarı.
Gelenek ve göreneklerin bir başka yaşandığı eski bayramlar gibi bir zamanlar fuarı oluşturan temel unsurlar da kimlik değiştirdi. Read more



