Hazin tabelalarımız…
Güneş batıyor, akşam ezanına az var.
Verandada oturuyorum.
“Yaz bitti bitecek… Bu yaz kendime verdiğim sözleri tuttum ve kendime iyi davrandım” dedim içimden…
Kırlangıç kuşları da bu arada havada pikeler çiziyor, “sonbahar geliyor” sinyalini veriyor. “Yanlız ben mi gördüm” dedim… Başkaları da fark etti mi acaba?
Ramazan da geldi, ibadetlerimizin yoğunlaştığı bir dönemde “Yazık bizlere” diye geçirdim içimden.
“Belki Ramazan’ın sevgi ve şefkati gönüllerimizdeki derin ‘yanlızlık’ durumumuza merhem olur” dedim kendi kendime.
Yine fark ettim ki, her tür başarıyı kartvizit, şöhret ve paraya endekslemişken, biz ne hazin hayatlar yaşıyoruz. Read more
Sizin hayal koltuğunuz var mı?
Eğer yoksa hemen bir hayal koltuğu edinmenizi tavsiye ediyorum. Bu herhangi bir koltuğunuz olabilir. Yeni almanız gerekmiyor. Yeter ki üstünde ağlanmış, üzüntüler yaşanan bir koltuk olmasın. Böyle durumlar yaşanmışsa başka bir obje seçmeniz daha iyi olacak. Bu bir iskemle ya da kanepe de olabilir. Benim derdim temiz enerjili bir koltuk ya da sandalye olması. Oraya oturun ve düşüncelerinizde seyahatler yapın. Bu seyahatlerinizde hayattan gerçekliğe uygun neler istediğinizi bilmeniz şartıyla! Geçmişteki güzel anlarınızın fotoğraflarını beyninizde doldurun. Ve an isteyin. Bunun değişik bir dua şekli olduğunu göreceksiniz. Ve dileklerinizi ağzınız söylemesin. Beyninizden isteyin ve kendinizi bu isteklere layık görün. “Ağız söyler, kalp istemezse olmaz” unutmayın. Read more
Aheste yaşamak…
Ağustos 22, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Loş odamda uzandım ve yıllara söylendim nedense. Üzdünüz beni, hatta yordunuz dedim yıllara. Tam da aheste bir yaşam sürerken; mutluyken söylendim onlara. Atlattığım onca dert ya da hastalıklara bakıverdim. 50 yaşımı doldurmama az kalmış ve genelde sağlıklı yaşarken, neden birden yaşlılığı düşündüm, anlamadım. Read more
İnsanları durduran bir duygu; Korkular!
Ağustos 15, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Aslında korku ve endişe kelimelerini her zaman ayrı tutarım. Korku duygusu, yaşama; gelecek tehlikelere karşı verilen bir içgüdüsel tepkidir. Anlamı aslında budur.
Ama bizler genelde yanlışlıkla da olsa endişe yerine de “korku” kelimesini kullanırız. Ben de bu yazıda öyle yaptım, çoğunluğa uydum. Korku kelimesini kullandım ama yine de çoğu aslında endişelerimizdir.
Neler mi bunlar? Read more
Yaşamak güzel de peki ölümle aramız nasıl?
Kimse ölüm kelimesini konuşmak istemiyor. Sanki hiçbirimiz ölmeyecekmiş gibi.
Hiç düşündünüz mü bugün, dün, yarın kimler toprakla buluştu? Örneğin, doktora gittiniz, kontrollerde kanserli hücreler olduğu tespit edildi. Doktorunuz size; “Sizde kanser var” dediği ve doğruyu söylediğinde ne kadar şanslı olduğunuz o anda tahmin bile edemezsiniz. Read more
Başarıya yürümek…
Temmuz 26, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Hepimizin istediği şeydir.
Başarılı olmak, zaferler kazanmak.
Ya da hep kazanan olmak!…
Peki biz hiç kendimize doğruları söyledik mi acaba? İnsanoğlu kendisine bile doğruyu söylemezmiş derler. Kişi kendini tanımazsa nasıl başarılı olur, kazanmak kolay mı? Read more
Saklı kent Çeşme
Temmuz 24, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Şu sıralar Çeşme Ilıca’daki evimdeyim.
Daha önce demiştim… Cebimde bir dolu umutlarım birikmiş diye…
Biber, patlıcan, domates yetiştireceğim demiştim.
Dans edip vücudumun ruhuma, ruhumun vücuduma teşekkür etmesini sağlayacaktım. YAPTIM, HALEN DE YAPIYORUM! Read more
Her şeye “biz” izin verdik
Temmuz 11, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Bu hafta sizlerle yazı sohbetim korku, kibir, karakter üzerine…
Para her şeyin üzerini örter mi?
Aslında örtmez! Örtermiş gibi görünse de herkes içinden bilir olayı.
O kof kibir bizleri aslında ne rezil durumlara düşürür! Mühim insanı oynamaya kalkışmak, başöğretmen gibi davranmak, iğrenç önyargılarla karşımızdakini ezmek… Read more
En cömertçe verilen şey öğüttür!
Temmuz 4, 2008 by DİVA · Leave a Comment
Bu hafta yazımda hoşuma giden ünlülerin sözcüklerini sizlerle paylaşmak istedim. Başlık yazım gibi! Read more



