Top

Ramazan dolayısı ile kapalıyız!

Eylül 5, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Ben size aslında bu hafta, “Swissotel mutfağına nasıl sızdım?” başlıklı bir yazı yazacaktım.

Ancak savruk ben, fotoğraf makinemin aktarma kablosunu kaybettiğimden, hem yazı, hem casusluk girişimimi belgeleyen fotoğraf kareleri haftaya kaldı…

Önümüzdeki 1 hafta içinde bir ara kablo edinerek, bu konuyu çözmeyi düşünüyorum.

Gelelim bu haftaki konumuza… Read more

Sen doğru ben bayan yanlış, bay doğruyla bayan yanlış!

Ağustos 29, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Yaş 30’u bulduğundan mıdır, yoksa astrologların inancına göre, kadınların 30 yaşından itibaren yükselen burçlarının hakimiyeti altına girdiklerinden midir nedir, “kendini bay doğru” ilan eden erkeklere tahammül edemez oldum.

Yoksa bir “boğa” olarak dünyanın en tahammüllü insanlarından biriyimdir. Şimdi aslan burcuna döndüğüm için mi, tahammül de gitti, bilemiyorum.

Ki, memleketimde “bay doğru”lar  çoook’tur, bilirsiniz.

Hele ki İzmir’imde… Read more

Hiç yüzmemiş balıklar

Ağustos 22, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Her insan bir balık olarak doğar. Annesinin karnındaki derin sular çekilir, yavru balık usulca süzülür dünyanın karanlık sularına.

Hangi soydan gelip hangi annenin karnına üfleneceği çoktan hesaplanmıştır da, kara delikten geçip, bildiklerini hepten unutunca uçsuz bucaksız suların ortasında, sakin limanlar arayıp durarak debelenir durur balıkçık. Read more

Babil’in asma bahçeleri…

Ağustos 15, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Babil’in asma bahçeleri tabirini ilk duyduğumdan bu yana, hep büyülü, üzüm salkımlarının mor tanelerini ihtişamla sunduğu, bir ucu uçsuz bucaksız denizlere açılan bir bahçe gelir gözümün önüne.

Sonra bir gün, artık büyüdüğüm bir gün, aşağıdaki yazısıyla karşılıklı geldim Ahmet   Altan’ın…. Read more

Hastası olduğum kadın/kız modelleri…

Ağustos 8, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Natopuk ayakkabıların üzerinde kuş gibi sekenler: Bunlar için topuklu ayakkabı giymek, benim babet giymemle eş anlamlıdır. Hatta ayakkabıyı giymeyip üzerine bindikleri de söylenebilir. Boyları uzun da olsa, kısa da olsa ya da yürüyecekleri yol düz asfalt da olsa çakıl taşı da olsa fark etmez.

Read more

Çok sevmek dışında elden bir şey gelir mi ya da çok sevmek bile bir şey midir bu ülkeyi?

Ağustos 2, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Ben bu ülkede doğdum. Sizin gibi.

Annemi hastaneye bu ülkenin ambulansı yetiştirdi. İlk nefesimi aldığımda, ameliyathanedeki doktor, hemşire, hastabakıcı herkes Türkçe konuşuyordu (doğal olarak). Emeklemeye başladığım halı bir Türk halısıydı, belki Hereke’de dokunmuş, kim bilir? Read more

Yokum diyoooooooor!

Temmuz 25, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Siz bu yazıyı okurken ben, sağ ayağımın serçe parmağı (ayakta serçe parmağı olur mu, bir aydınlatır mısınız?) hamaktan sarkmış, serin sulara değiyorken; sol elimde de hafif bir meyve suyu, uçuş uçuş uçuşuyor olacağım. Siz bu yazıyı İzmir sıcağında, belki de masa başında okurken, ben dalgaların arasına bata çıka güneşi söndürmeye çalışıyor olacağım. Read more

İzmir işi!!!

Temmuz 24, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Bu köşeyi takip edenler (ki ne güzel, tahmin ettiğimden de fazla sayıdasın eyy güzel okuyucu) bilir.

İlişkiler hakkında pek yazmam. Yorum yapmam. Kendi özelimi anlatmam. Çevremde olup biteni afişe etmem. “Herkesin yaşadığı kendine” der, geçerim.

Ama bu sefer durum başka… Read more

Son kez Çeşme!

Temmuz 11, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

Yok, yaz sonuna kadar bir daha Çeşme yazmak yok. Şenay Düdek oldum, geziyorum ortalarda.

Bu hafta sevdiklerim, sevmediklerim, tavsiye edeceklerim, etmeyeceklerimle Çeşme faslını kapatıyorum. Artık yeter.

Tamam, eksik olmayın, şahane davetlerde, samimi çağrılarda bulunuyorsunuz, çok tatlısınız ama benim de bir evim ve bir özel hayatım var yahu! Sadece çoook sevdikleriminkine katılmaya ya da tesadüfen denk geldiklerimi yazmaya çalışıyorum ama yoruldum yani… Read more

Ben bu Alaçatı’ya yine fena dadandım yine bu yaz

Temmuz 3, 2008 by DİVA · Leave a Comment 

E elin Yunan’ı 3 aylık vize mi dağıtıyor da şakır şakır, ben kafama estikçe, (her hafta sonu) Sakız’da, Kos’ta, Simmi’de almıyorum soluğu? Vize veriyorlar vermesine de, en fazla haftalık! Pasaportunda ister 10 yıllık USA, ister bin tane Schengen olsun hiiiç fark etmez! Maksimum 1 hafta! Yaz sonu canın “kalamari” mi çekti cicim, bi daha gidip göresin geldi Adalar’ı? Hoop bastıracaksın gene 70 EU’yu, alacaksın vizeyi. Read more

Bottom