Top

Çok ayıppppp!

Ağustos 2, 2008 yazan DİVA 

Bu ne yaaa? Bu mudur yapılması gereken yani??? Bak çok sinirlendim, üstüme gelmeyin, fena yaparım ha!!!

Yaw şunun şurasında herkes 2 ay iş yapıcak; ŞAKKK diye müziğimiz kesildi ya da kısıldı diyelim, her neyse… Zaten millet kan ağlıyor, gazetede bile yazdı karrrrrdeşşim; “Çeşme-Alaçatı esnafı kan ağlıyor” diye. Ben bugüne kadar pek Alaçatı meraklısı değildim açıkçası ama gel gör ki “Hadi bu kadar boş oturduktan sonra bari bi yazlık iş yapalım, hareket olsun” deyip… Umduğumuzu bulduk mu??? Pek değil. Zaten ne ummuştuk? Köşeyi döncektik desem de inanmayın şekerim. De… “Allah bereket versin” diyoruz zaten, “hamdolsun” da diyoruz walla bak? Ha bu arada… Siz “hamdolsun” demeyi, neden dendiğini biliyor musunuz? Bu “hamdolsun”u bana seneeeler evvel Sevil Teyzem (Ergin) öğretmiştir. “Hamdolsun” demek “Allah’ım sağol ama daha fazlasını da vereceksen hayır demem” demektir. Çünkü “şükür” deyince “sağol, bereket versin, bu bana yeter” diyorsunuz? Ayrıca Sevil bana (bakmayın teyze dediğime, o benim arkadaşımdır, teyze neyin demem ben O’na) Allah’tan istemeyi de öğretmiştir. “İstiycen” derdi bana hep, “istemeyi bilmezsen kim ne bilecek??” Ben de yine seneler evvel Azoşumu çektim karşıma bir gün, kendisi o zamanlar Adana’da evliydi. Saf- salak bişidi, deeermişşim yine? Babamdan annemden bile bişey istemeyi bilmezdi canım benim. Sonra çok akıllı bi kişi olduğu için, bir istedi pir istedi, hahahahahah!

Ama artık isteme programı da kapandı biliyosunuz. Biliyor musunuz? Bilmiyosanız öğrenin şekerim. Şimdi “ol’durma” programındayız. İstediğimiz herbişeyi gerçeğe dönüştürmeye gücümüz var hepimizin. Bunu dünya alem söylüyo artık biliyorsunuz, deyip…

Ay çok mu uzattım neeee????

Ne diyodum ben yaw??

Yani uzun lafın kısası… Zaten işler ayna değilken, insan işten çıkınca biyerlere gidip bişeyler içmek, bi müzik dinlemek, bir-iki kıvırtmak istiyor? Ha işteyken biyerlerde bişeyler içmiyor muyuz? İçiyoooooz. Nerdeee??? Karşı komşudaaa. Karşı komşu kiiim??? Tabiî ki Picanteeee. Bu arada Picante’yi benim zannediyolar o da ayrı?

Ben hiç bozmadığım gibi, onlar da sağolsunlar bana kendimi öyle hisettiriyolar şekerim, ben napiim… Neyse tükan kapanmaya yakın, bu sefer “hadi bi Yaya’ya bakalım” oluyoruz. Buyur burdan yak yane…

Olay şu ki; son günlerde ortalıkta yaşını başını almış bir hanım dolaşıyor ve sağa sola parmağını sallaya sallaya herkese tehditler savuruyordu, dikkat ediyordum ben. Herkese derken, en azından ben Picante’deyken birlikte oturduğum ve sonradan Yaya’nın tükan sahibi olduğunu öğrendiğim, rahmetli-demek hiç te hoşuma gitmiyo bu arada-Hasoşumun arkadaşı Yılmaz Özyüncü ve eşini yakalamıştı en son. Hatta Yılmaz Amca’nın eşi “Çok yazık olur bu işyerlerine, ayıp ediyorsunuz” demişti. Ertesi gece bizim Picante Mıstığa bişiler söyledi geçerayak. Neymiş; gece çok ses geliyormuş, uyuyamıyormuş. Zaten öbür tarafta yeteri kadar uyuycaz, di mi efenim? İki ay az uyuyuverelim yaaaneeee…

Abi kadın (ki çok ta saygıdeğer bir hanım belli, saygım da sonsuz) sonunda yapacağını yaptı ve bunların hepsinin başını yaktı. Buna Nar da dahil. Nar’a çok fazla gitmesem de bence şu anda Alaçatı’nın en karakteristik barlarından biri. İşte bu gece, hadiiiiii 12’de müzikler kesildi, sanki yastayız abicim… İşte bu ÇOK AYIPPP!!!

Hele tam şu dönemde. Hangi dönem olduğu mevzu bahis değil. Zaten mevzu açık seçik ortada… Bu yazının çıktığı güne kadar sorunun tamamiyle çözülmüş olması dileğiyle…

BİRLEŞELİM diyorum yine… Birbirimizin kuyusunu kazmanın, kan davaları gütmenin bir manası yok. Yanlış anlaşmalara mahal vermeyelim-mahal mi yazılırdı kıızzzz? Yüzyüze konuşalım, birbirimizi dinlemeyi bilelim, bu “yargısız infaz” olayını bitirelim artık. Ne demiş atalarımız; İNSANLAR KONUŞA KONUŞA…

Arkadaşlar şurda zaten 2 ayımız vardı, onun da çoğu gitti azı kaldı.

Sonra çoook ararız 2008 yazını, 2009’unkini beklerken KIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIZZZZZZZZZZZZZZZZ.

Sizi seviyorum…

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom