Evlilik çılgınlığı
Ağustos 22, 2008 yazan DİVA
Evli olmadığım için mi bana batıyor, her yaz bu kadar düğün olur muydu, yoksa bu yaz herkesin evlenesi mi tuttu???
Henüz evlenmek istemiyorum diyen ben, kıskanıyor muyum yoksa?
Hayır sanmıyorum.
Düğün bolluğunun bu hafta buraya konu olmasının nedenini dergiyi okuyunca siz de anlayacaksınız. Tamam kabul ediyorum, yazları her zaman evlenen çok olur. Ama bu sayıdaki gibi derginin sırf düğün haberlerinden oluştuğu bir sayı çıkardığımızı hiç hatırlamıyorum. Yaz düğünleri özel sayısı gibi oldu.
Üstelik herkes evliliğin sadece toplumsal bir gereklilik olduğunu söylerken, evlenenlerin “Ben yaptım, sen yapma” tarzı uyarıcı cümlelerle karşı tarafı korkuttuğu bir dönemden geçerken gerçekleşiyor bu düğünlerin hepsi.
Kimse bile bile lades demeyeceğine göre; bu da bana evliliğin toplumsal değil kişisel bir ihtiyaç olduğunu, aşkla doğan bir çocuk olup paylaşımla büyüdüğünü gösteriyor.
Tabiî ki her çocuk büyüdüğü zaman kusursuz olacak diye bir şey yok. Kusurlu birkaç örnek görüldüğü için de evliliği “yapılmaması gereken mecburiyetler” sınıfına sokmanın da bir alemi yok.
Bu sınıfa sokanlar ya evliliği bir ömrü paylaşmak olarak görmüyordur ya da bu yola yanlış insanla adım atmışlardır.
Şimdi diyeceksiniz; “Evli bile değilsin, ahkam kesiyorsun”
Kesinlikle haklısınız. Evlendiğim zaman hala yazıyor olursam bu konuyu tekrar ele almak istiyorum. Unutursam hatırlatınız!
Buradan evlilik müessesinde yılları devirmiş olanlara, taze evlilere, evlenmeyi düşünenlere mutluluklar diliyorum… İyi haftalar.




Yorumlar
Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.