Havluda bir dünya markası: HAMAM
Temmuz 24, 2008 yazan DİVA
Geleneksel hamam kültürümüzü modern teknoloji ile harmanlayıp bir dünya markası haline gelen Hamam Pazarlama Müdürü Zerrin Ekşioğlu ile Hamam’ın doğuş ve başarı hikayesini konuştuk…
DİVA. Hamam markasını sektöre kazandıran Eke Tekstil ne zamandır sektörde faaliyet gösteriyor?
Zerrin Ekşioğlu. Eke Tekstil, yaklaşık 20 yıldır, Ralph Lauren, Banana Republic, Gap gibi dünya markaları için havlu ve bornoz üretim yapıyor. Hamam markası ise, bundan 5 yıl önce doğdu. Hamam markasını banyo, Spa giysileri ve aksesuarları olarak konumlandırdık. Bu doğrultuda ürün yelpazemiz bir hayli geniş.
Havlu bornozdan peştamallara, banyo paspaslarından sabun, kese, terlik ve hamam tasına kadar oldukça geniş bir ürün gamımız var. Yeni tasarımcılarımızın da desteği ile ürünlerimizin sayısı ve çeşidi, ihtiyaçlar doğrultusunda her yıl biraz daha genişliyor.
DİVA. Geleneksel hamam kültürüne modern çizgiler getiren Hamam markasını nasıl konumlandırdınız?
Z.E. Hamam markası, kendi kültüründen beslenen, ilham alan ama bunu en son teknoloji ve global tasarım anlayışı ile birleştirerek yorumlayan modern bir markadır.
Biz Hamam’ı yaratırken lokal değil global düşündük, bu doğrultuda da pazar araştırmalarımızı global hedef pazarlarımızda yaptık. Hamam koleksiyonlarını oluştururken de bu araştırma sonuçlarından bir hayli beslendik. Bu noktada biz modern ile gelenekseli harmanlayarak global pazarlarda bu alandaki çok önemli bir boşluğu doldurduğumuzu düşünüyoruz. Satışlarımız da bu argümanımızı destekliyor.
DİVA. Hamam markasını yaratma fikri nasıl oluştu?
Z.E. Eke Tekstil’in 20 yıllık üretim tecrübesi mevcut. Son 5 yıldır, sadece Ar - Ge’ye kanalize 20 kişilik mühendis ekibimiz var. Ar - Ge konusunda Cognis, Microban gibi dünya devleri ile yaptığımız iş ortaklıkları, bizi öyle bir noktaya getirdi ki dünya devlerine üretim yapmak yerine kendimiz bir dünya devi olmaya karar verdik.
Şu an gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, Hamam olarak dünyanın en kaliteli ve sofistike banyo giysilerini üretmekteyiz. Conran, Selfridges, Printemps, Le Bon Marche, Harrods, Takashimaya, Mitsikoshi, La Rinescente gibi dünyanın en prestijli ve lüks ‘department store’larında yer almaktayız. Hamam markamız ile kendi ‘corner’larımız da 28 ülke, 75 şehir ve 210 satış noktasında satılmaktayız.
DİVA. Hamam ürünlerinde tasarım oldukça ön planda. Hangi tasarımcılarla çalışıyorsunuz?
Z.E. Bu zamana kadar, inovasyon yeteneğimiz sayesinde ulaştığımız yüksek kalite ile dünya banyo sektörünün dikkatini çektik. Bundan sonra ise hedefimiz, yine bu sektörde bugüne kadar hiç değinilmeyen bir konuya odaklanmak; ‘Tasarım’.
Kaliteyi bir kenara koyarsak, birbirlerinden sadece renkleri ile ayrışan dünya banyo tekstili sektörün tasarım anlayışını getirmek niyetindeyiz. Aziz Sarıyer, Defne Koz gibi endüstriyel tasarımcılarla hazırladığımız ‘Bath & Spa’ koleksiyonlarımızda, bu işin ilmine inen eşsiz tasarımlarımız ile farklılaşmak, ayrışmak istiyoruz.
DİVA: Tüketiciye nasıl ulaşıyorsunuz?
Z.E. Ağırlıklı olarak müşterilerimize lüks ‘department store’ların içlerinde yer alan özel satış noktalarımız ile ulaşıyoruz. Ayrıca kendi mağazalarımız, ‘showroom’larımız ve online alışveriş sitemiz var. Satışımızın yüzde 90’ı ihracat. Başta Fransa, Japonya ve Rusya olmak üzere Amerika, İtalya, Almanya, Belçika, Kanada, Portekiz, Yunanistan gibi 28 ülkede Hamam ürünleri satılıyor.
DİVA. Hamam ürünlerinin antibakteriyel olma özelliği var. Bu özellikten bahseder misiniz?
Z.E. Tüm Hamam ürünlerinde ‘Microban’ anti bakteriyel koruma uygulanıyor. Nemli yerlerde yaşamayı seven, kokulara ve lekelere neden olan bakteriler için banyo tekstilleri ve paspasları çok ideal yerler. Tüm ürünlerimizde kullandığımız ‘Microban’ anti bakteriyel koruma sayesinde, Hamam ürünlerinin yüzeylerinde leke ve kokuya yol açan bakteri ve mikroorganizmaları asla göremezsiniz.
DİVA. Türkiye’de özellikle tekstil sektörü çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Hamam’ı bir dünya markası yapma yolunda siz ne gibi sıkıntılar yaşadınız?
Z.E. Hamam, Hermes’ten sonra dünyanın ikinci en yüksek fiyatlı havlularını satan markası. Lüks sektöründe yer alan birçok marka gibi biz de krizlerden ve ekonomik buhranlardan pek etkilenmedik. Hatta 2007 yılında ciromuzu çok ciddi anlamda yükselttik diyebilirim. 2008 yılı özel tasarımcılarla hazırladığımız koleksiyonlarımız ile aldığımız ödüllerle başladı. Kaliteyi bir kenara koyarsak, birbirlerinden sadece renkleri ile ayrışan dünya banyo tekstili sektörüne, ‘tasarım anlayışını’ getirmek niyetindeyiz. Bu doğrultuda 2008 yılında da öncelikli hedefimiz öncü tasarımlarımız ile farklılaşmaya ve ayrışmaya devam etmek.
HAMAM peştamalları Avrupa rivieralarında trend yarattı!
Banyo ve spa kültürüne yepyeni bir soluk getiren ve ilklere imza atması ile tanınan Hamam, ipek ve keten peştamalları ile bu yıl plaj modasında yarattığı peştamal çılgınlığı ile yok satıyor.
Modern teknoloji ile gelenekselliği bütünleştiren, koleksiyonlarını pamuk, keten, ipek ve bambu gibi malzemelerle hazırlayan Hamam’ın sunduğu peştamallar Nice, Cannes, St Tropez gibi Avrupa’nın en ünlü rivieralarından sonra şimdi Çeşme’deki Sole Mare Beach gibi Türkiye’nin önde gelen plajlarında da yok satıyor.
Bu yaz plaj modasının trendi olan Hamam peştamalları yüzde 100 el yapımı. Üretim işlemleri esnasında hiçbir kimyasal madde kullanılmadan, Anadolu’nun saf sabunlarıyla, el tezgahlarında dokunan peştamallar Anti-bakteriyel olma özellikleri sayesinde sağlığınızı da koruyacaklar. İnceliği, kullanım kolaylığı ve şıklığı ile plajlarda veya havuz kenarında rahatça dolaşmanıza imkan veren Hamam peştamalların iki farklı çeşidi bulunuyor. Tander ve Meyzer olarak ikiye ayrılan dokuma çeşitleri, yüksek su emicilikleri ile vücudunuzu sararken, hafiflikleri ile de size ipeksi bir dokunuş sağlayacaklar. Plajlarda da modayı takip etmekten vazgeçmek istemeyenler bu yıl Hamam peştamalları ile farklılıklarını gösterecekler.




Yorumlar
Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.