Top

Haydi tatile!

Ağustos 2, 2008 yazan DİVA 

Yazın ortasına geldik, şimdi bu başlık da nereden çıktı diye sorabilirsiniz. Evet, yazı ortaladık ama yazlık evleri olanların bile henüz kesintisiz 1-2 hafta gidip deniz kıyısında veya dağlarda dinlendiklerini sanmıyorum. Çalışanlar da nedense artık tatillerini parça parça kullanıp birikmiş işlerini halletmeye çalışıyorlar. Hafta sonları bir telaşla deniz kıyısına gidip aynı telaşla geri dönüyorlar.

Oysa tatil ancak bizi gerçekten günlük yaşamdan uzaklaştırabilirse bir işe yarar. Buna o kadar çok ihtiyacımız var ki. Hatta uzun süreli tatilde sıkılacağınızı zannediyorsanız, daha da fazla ihtiyacınız olduğuna emin olun.

İster çalışın, ister öğrenci veya ev kadını olun, gündelik hayattan uzaklaşmak hepimiz için ayrı bir önem taşır. Tüm yaşam kalitemizin yeniden yapılanması için, zaman zaman dinlenmeye ihtiyacımız var.

Sorunları yanınıza almayın

Özellikle çalışan insanlar yeterince dinlenemezler. Nereye giderlerse gitsinler sorunları yanlarında götürürler. Yıllar biriktikçe, gevşemeyi tamamen unuturlar. Bu durum ruh sağlığımız için zararlıdır.  Günlük yaşama biraz dışardan bakmayı başarabilirsek, iç dünyamızı tekrar keşfederiz. Yakınlarımıza, hayata daha canlı bir şekilde bağlanırız. Ve huzur bulduğumuzda, yaratıcılığımız, yeteneklerimiz, performansımız yükselir

• Dinlenmeyi bilen insanlar genelde daha keyifli çalışırlar ve işlerinde daha güler yüzlü, yaratıcı ve üretken olurlar.

Suyla kucaklaşın

Zayıflar da yüzebilir, şişmanlar da yüzebilir… Ne de olsa ağırlığımızın yüzde 90’ını su taşır. Suyun hareketi yumuşak bir masaj gibi insanı dinlendirir, vücudu sıkılaştırır, kasları formda ve esnek tutar. Ayrıca zihni sakinleştirir, tasaları unutturur. Su ve hareket insanı arındırır, canlılık, keyif, moral ve sağlık verir.

Bakımsız kalmayın

Yaz boyunca cilt bakımı esas olarak savunmada kalır. Yani yeni hedefler ve kozmetik işlemler geri planda kalır ve cildimizi güneş ışınlarından, kavurucu sıcaklardan koruma kaygısı ön plana geçer. Ama yine de yapabileceğimiz pek çok şey vardır;

• Nem maskeleri, serumlar kullanabilir ve doğal vitamin maskeleri yapabilirsiniz..

• Masaj yaptırmaya, aletli sellülit tedavilerine ara vermenize gerek yok. 

• Botox ve dolgu gibi kozmetik işlemler yazın yapılabilir. Ancak cildiniz çabuk morarıyorsa, ihtiyatlı olmanız gerekir.

• Aşırı terlemeden yana dertli iseniz, Botox yaptırmak için hiç beklemeyin, tam zamanıdır.

• İnanılmaz bir kollajen artışı sağlayan ve cildi içten dışa, yavaş yavaş gençleştiren Radyo Frekansı tedavisi, güneşe karşı hassasiyeti arttırmadığı için, yazın yapılabilir. 

• Yazın gönül huzuru ile yapabileceğiniz tedavilerden bir diğeri, Oksi Terapi’dir. Cildi hiçbir şekilde tahriş etmediği için bu yöntemden yararlanabilirsiniz. Oksijen Terapisi ile cildimiz mükemmel bir oksijen doygunluğuna ulaşır. Bir sonraki seansa kadar cilt kendini yenilemeye devam eder. Özellikle sigara içenlere ve stres baskısı altında yaşayanlara Oksi Terapi çok iyi gelir.

Lekelere geçit vermeyin

Cildinizde yeni bir leke belirmeye başladığını fark ederseniz, hemen Oksi Terapi yaptırın. Bu yöntem taze lekelerde çok etkilidir. Oksijen Terapisi güneşle dosttur. Cildi kesinlikle tahriş etmez ve ışığa karşı hassasiyetini arttırmaz. Yararlarını sayacak olursak; alt derideki kan dolaşımını hızlandırır, toksinlerin atılmasını sağlar,  hücre yenilenmesini, kolajen ve elastin sentezini canlandırır. Bu nedenlerle birçok cilt sorununa iyi gelir;

• Akneler

• Gevşeme ve sarkma

• Lekeler

• Kırışıklıklar

• Yeni başlayan çatlaklar

• Gözaltı torbaları

• Güneş tahribatı

• Oksijenin yağ yakıcı özelliğinden dolayı, bazı yerlerde deforme olan vücut kontürlerini düzelmek, sıkılaştırmak için aroma terapi ile birlikte kullanılır. Bu işlemler bağ dokusu masajı ile tamamlanır.

Hepinize iyi tatiller..

 

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom