Huysuz ve tatlı güzellerin ortaklığı!
Ağustos 2, 2008 yazan DİVA
Biri 10 yıl önce hayatımıza Best Model olarak giren, yaptıkları, özel hayatı ile gündemden hiç düşmeyen bir kadın: Deniz Akkaya. Diğeri halkla ilişkiler alanında marka olmuş, başarıdan başarıya koşan tam bir iş kadını: Banu Noyan. Bu iki güzel, akıllı, çalışkan bir o kadar da “huysuz ve tatlı kadın” bir araya geldiler ve Banu Noyan-Deniz Akkaya ortaklığında yeni bir şirket kurdular. Bu model ikili, yeni ortaklıklarında defileler, organizasyonlar ve her türlü event’te firmalara yardımcı olmak üzere birlikte yol almaya karar verdiler. Şimdilerde herkesin halkla ilişkiler yaptığını sandığı bir ortamda bu müthiş iki kadın, beklentilerin çok üzerinde işler yapacaklar, çünkü onlar çok iyiler. Deniz Akkaya olmak güzellik, akıl, zarafet ve zekanın simgesi; Banu Noyan olmak ise başarı, çalışkanlık, erdem ve vicdan demek. Yaptıkları yapacaklarının göstergesi olan bu müthiş kadınlardan sarışın olanı aşık, esmer olanı ise onu evlendirip çocuk sahibi yapmak üzere program yapıyor. Ne diyelim, bu ikiliye dikkat….
DİVA. Bu iddialı, işlerinde çok başarılı iki kadın nasıl bir araya geldi?
Deniz Akkaya. Bugüne kadar ikimiz de aynı sektörde yer almamıza rağmen Banu Noyan’ın çok ses getiren Astoria AVM açılışında tanıştık. Kendi adıma profesyonel anlamda çok geç bir tanışma oldu, mesleki anlamda da geç olduğunu düşünüyorum. Bu iş sonrasında diğer projelerle ilgili olarak bir araya gelmeye başladık ve uzun akşam yemekleri sonunda birlikte yol almamızın iyi olacağına karar verdik. İlk önce patron işveren ilişkisi çerçevesinde çalışma kararı aldık. Banu, çok iyi kalpli ve en önemlisi vicdanlı biri, iş hayatındaki sert duruşunu doğru zamanda vedoğru yerde kullanan biri. Göz önünde ve merak edilen biri olmama rağmen ben de mutfakta yer almak istediğimi söyledim. Kendimi geliştirmek için hayatı sorgulayan, araştıran biriyim, bunun sonucunda siz mesleğinizde yükseldikçe sizi paçanızdan aşağı çekmek isteyenler çok olur. Bu bakımdan biriyle ortaklık yapmak ne benim, ne de Banu için kolay değildi.
DİVA. Bir ipte iki cambaz, kavgalar olmaz mı?
D.A. Kavga iyidir, fikir ayrılıkları hayatın her alanında olmalıdır, biz aynı tarafa bakıp farklı şeyler görüyoruz saygı çevresinde tartışmalar zaten bizi geliştiren, öğreten unsurlar oluyor. İş yürüsün isteriz, biz doğru dürüst bir iş yapalım, insanlar para kazansın, biz de kazanalım; ana hedefimiz bu. Banu bana“mutfağa girmek isti-yorsan gel deneyelim, sen yürekli bir kızsın, ben de bu piyasada senelerdir dürüstlüğümle, yaptığım işlerle varım” dedi ve Banu Noyan-Deniz Akkaya ortaklığı başlamış oldu.
DİVA. Ortak yanlarınız neler, nasıl bir platform oluşturdunuz?
D.A. İlişkilerde olduğu gibi ortaklıklarda da denge çok önemlidir, birlikteliklerden bir süre sonra kötü koku çıkmaması için bu şart. Banu erdemli, vizyon sahibi, akıllı, vicdanlı bir insan, her şeyden önce bir anne, kendi alanında çok bilgi sahibi, araştırmayı seven, günde 20 saat çalışıp geri kalanında ise ne yapabilirim diye düşünen ve okuyan bir kadın. Ben de öyleyim. Bu yüzden bir araya gelmemiz hiç de zor olmadı.
Banu Noyan. Adımın biriyle yan yana anılması çok zordu, korkularım vardı. Çünkü birlikte yol aldığım, ortak olduğum ya da arkadaş olduğum her kişiden kendimi sorumlu hissederim. Benim duruşum neyse karşımdakinden de aynı saygıyı beklerim, onun hayatından sorumlu olmayayım, o da benim hayatımdan sorumlu olmasın diye bir korkum vardı hep. Ama Deniz Akkaya çok büyük bir isim, alanında tek. Adı geçince ortak olacağımıza inanamadılar. Ben de bana bir tane daha Deniz Akkaya gösterin dedim, yok ki. Kimse bunun tersini söyleyemez, güzelliği, bugüne kadar yaptığı işleri ile bir o kadar da yükü var Deniz’in. Hayatını kendi kendine yaşamak istiyor ama izin vermiyorlar. Kişi olarak iş hayatımda çok aktif ve sorumluluklarıma bağlı; ortağımın sorumluluğunu da alan biriyim. Deniz bana kendini kanıtladı, çok kısa sürede ispat etti. Terbiyeli, kültürlü, akıllı, işiyle anılmak isteyen biri. Televizyonda gördüğümüz 3 dakika ile sınırlı biri değil, ona ve hayatına inanmak lazım. Herkesin yaşadıklarına bakarsak inanın sokağa çıkamazlar, Deniz en iyisi.
DİVA. Deniz Akkaya olmanın dayanılmaz ağırlığını bu ortaklıkla daha iyi ifade edeceğinizi mi düşündünüz?
D.A. Her şeyden önce hesap verdiğim, sorumlu olduğum bir ailem, babam ve annem var. Bu ışıltılı dünyaya adım attığım günden bu yana kıramadığım bir zincirin içindeyim. 1997 yılında Best Model seçildikten sonra parıltıların içinde buldum kendimi. Hayatımda kendi özgür irademle özelimi kimseye sunmadım, göstermedim. Ondan yalan yanlış haberlerle yıpratıldım. Babam eski bir bürokrat. Bizde böyle şeyler namussuzluk terbiyesizlik olarak adlandırılır. Siz ne kadar saklarsanız saklayın tıpkı kedi-fare oyunu gibi benim özelim başkaları için değerli oldu ama hala ısrarlıyım, asla kendime ilgili bir şey söylemeyeceğim. 2 senedir iyice dışarıya kapalı yaşadığım hayatımda buldukları minnacık bir şeyi bile o kadar balon gibi şişiriyorlar ki bu da beni çok üzüyor.
DİVA. Sürekli görsel dünyada yenilikler arayan birisiniz; en son tiyatroya başladınız?
D.A. Ali Poyrazoğlu bu yaz boyunca Bodrum’da her hafta bir kabare sahnelemeye başladı,bende oynuyorum.İstanbul’a haftada 3 gün geliyorum.geçen hafta sevgili dostum Cengiz Abazoğlu ve Gözde Sarar ile yemeğe çıktık,çıkışta gazeteciler resimlerimizi çektiler, hiçbir şey yapmadan sadece bir yemekle o gün 6 gazetede birden haber olmuşum. Bu ışıltılı dünyaya herkes imreniyor ama bu benim üretici kısmımı baltalıyor, hayatımın hiçbir döneminde gündemde olmak gibi bir çabam olmadı. Hatta gündemden düşmek için her türlü şeyi yapıyorum ama olmuyor, kendi özelimi kamuya açmak gibi bir iddiam yok. Banu bana kendimi fark ettirdi, fazla mütevazi olma diyor, artık olmayacağım.Özel hayatımdan çok daha fazla bir insanım.Tabii ki gündemdeki insanların özeli merak edilir ama ben bu çarkta yaptığım işlerle yer almak istiyorum ve tiyatroya aşığım.
DİVA. Aşk dediniz de, bayanlar bekar, güzel ve başarılı kadınlarsınız, evlilik, aşk gibi planlarınız yok mu?
BN. Evet ikimiz de bekarız ama böyle sürecek gibi bir şey söz konusu değil. Ben Banu Noyan Event Ofis ve sadece Banu olarak artık Deniz’in her şeyinden sorumluyum, hayatı,işleri yaptıkları, yapacakları ile ilgiliyim kısacası menajeriyim. Önümüzdeki 5 yıl içindeki planlarım sadece Deniz üzerine olacak. Planlarımın içinde onu evlendirmek ve çocuk sahibi yapmak var. Yaşaya yaşaya birbirimizi daha iyi tanıyoruz, ikimizin yapabileceklerini öğreniyoruz. Paylaşımla her şey daha da değer kazanıyor, sözlerin değeri artıyor, bizim ortaklığımız da evlilik gibi. Deniz Akkaya’ya kim olduğunu unuttuğunda aynaya bak diyorum; ona, ne kadar büyük bir değer olduğunu hatırlatıyorum. O ışıltılı dünyada çok merak edilen biri, ben de kendi iş dünyamda takip edilen bir kadınım, ikimiz de iyi eğitim ve aile terbiyesi almış, düzgün hayatlar yaşayan insanlarız, bize hayatın verdiklerini yaşıyoruz hepsi bu. Biraz kiloluyum ama zayıflayınca ne kusur bulacaksınız bakalım, Deniz bana giyim, kuşam konusunda destek veriyor; ben de ona hayat konusunda. Ben şimdilik evliliği rafa kaldırdım, önümüzdeki 5 sene içinde evlenmem, çünkü yeni projem Deniz. 35 yaşına kadar Deniz’i evlendireceğim, Deniz’e anneliğin çok yakışacağını ve çok iyi bir eş olacağını düşünüyorum. Ben de zayıflayınca düşünürüm.
DİVA. Tam olarak ne iş yapıyorsunuz ve para kazanıyor musunuz?
BN. Evet, çok şükür kazanıyor ve kazandırıyoruz. Ortaklığımız kurulduğundan beri birkaç iş yaptık, önemli birkaç defileye imza attık. Şu anda ise görüşmelerimiz sürüyor. Bu sene ünlü markalarla anlaşmalarımız olacak. yaptığımız defilelerin styling Deniz Akkaya, koreografi Banu Noyan imzalı işler yapacağız. Herkes korksun bizden. Podyumda gördükleri mankenler Deniz’in elinden çıkacak, Uğurkan Erez’in işini ise ben alıyorum bu durumda.Uğurkan Bey sadece benimle mücadele edecek; ama Deniz’le çarpışacak bir sürü insan var, onlar düşünsün artık. Deniz’in yaptığı iş bir tür sanat yönetmenliği yani manken seçimi, ne giyecek, aksesuar ne kullanacak gibi ayrıntılarla ilgili, ben ise müzik ses sistemi ve genel işleyişle ilgili olarak bir tür ortaklık gerçekleştirdik. Hangi firmanın ne organizasyonu varsa yaparız, ben koreograf, deniz sanat yönetmeni olarak bundan böyle birlikteyiz.
DA. Banu benim hem ortağım, hem arkadaşım, hem de menajerim. hayatımdaki her şeyi artık o temsil ediyor. Televizyonda birlikte program yapmak üzere çalışmalarımız var, birlikte yeni kurguladığımız proje aşamasında olan fikirlerimiz var, inandığımız birkaç yapımcı ile görüşmelerimiz var, bekleyin.
DİVA. Yani moda dünyası ve defilelerle ilgili eventler yapacaksınız
BN. Belediyelerin bizden istediği moda günleri var değişik şehirlerde bu organizasyonları yapacağız. Bu arada sizin aracılığınızla söyleyeyim, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden de teklifleri bekliyoruz, çağdaş, dinamik, zevkli ve gelişmeye açık Ege halkıyla bir arada olmak için her türlü projede olabiliriz, zevkle geliriz. İzmir modanın beşiği, İzmir kadınları giyim kuşam konusunda çok iddialı ve bakımlı olmalarıyla meşhurdur. Ayrıca bayi toplantıları, organizasyonlar ve her türlü etkinliğe imza atıyoruz. Kendilerini hızlı tanıtmak isteyen herkes bize gelebilir.
DİVA. Özellikle alışveriş merkezleri açılışlarında sizin imzanızı görmeye başladık
BN. Yükselen trend avmler, dünyada çok yaygın olan bu malller Türkiye’de de yaygınlaştı. Alışveriş merkezleri yabancı ortaklı ve yabancı yönetimlerle yönetiliyor, bu kadar yabancı firmanın ve kişinin terbiyeli iyi ve doğru işler yaptığımız için bizi tercih etmeleri büyük başarıdır, bu sene 3 tane AVM çalışmamız, ayrıca moda günleri ve ekim ayında çok önemli firmalarla defilelerimiz olacak, start alıyoruz, bomba gibi geliyoruz.
DİVA. Ülkemiz dünya ekonomisinde yaşanan krize paralel olarak zor günler yaşıyor, bu anlamda moda sektörü de yavaşladı mı?
BN. Defile yapmak isteyen markalar birleşmeye başladılar, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik durumuyla bağlantılı bu durum. Karışık günler yaşıyoruz ama bence bu bir süreç ve geçecek.
Bir de yapılan yanlış işler, firmaları halkla ilişkiler firmalarından ve eventlerden uzaklaştırdı. Artık herkes ben halkla ilişkiler uzmanı oldum diyor ve rezil oluyorlar, organizasyon almak çok zorlaştı. Çünkü insanlar akraba tanıdık ve sevdiklerine iş vermeye başladılar, amatör olan bu kişilere dostlarına verdikleri profesyonellere teslim etmedikleri için de kötü işler çıkıyor. Ben niye doktorum demiyorum? Ne yazık ki, herkes halkla ilişkiler yapmaya başladı. Eee benim yıllardır kazandığım tecrübem, Deniz’in podyumlardaki başarısı birikimine olacak? Çanta taşıyan herkes sanat yönetmeni, çanta taşıyanın yanındakiler koreograf, cemiyet hayatı da halkla ilişkilerci oldu maalesef. Kirli konuşmak zorundayım çünkü çok üzülüyorum, bir organizasyonu almak önemli değil ki, çıkan bir sorunda kriz yönetimini doğru şekillendirmek önemli, bizim işler çok ucuzladı, üzülüyorum.
DİVA. Deniz Hanım gerçekten aşık mısınız?
DA. Çookkk aşığım çok. Aşk, hayatımızın belli dönemlerindeki zaman aralıklarında farklı anlamlar içeriyor. 15 yaşınızda başka 25 ya da 30 yaşınızda başka oluyor. 30 yaşımıza gelince iyi kötüyü ayırt ediyoruz, kültürünüz kişiliğiniz oluşuyor, kendinizi geliştirmek için okumak ve araştırmak zorundasınız Bunları hayatına sokmuş şehirli bir kadın olarak bence aşk huzur anlamına geliyor, hayatın her anlamında olmalı huzur. Aşk ortak paylaşımdır, aynı gözlükten bakmasak da aynı tarafa doğru yürümek veya hedef koymaktır.
DİVA. KANAL 1 halkla ilişkiler müdürüydünüz, yeni şirketinizle bu işinizi nasıl bir arada sürdüreceksiniz?
DA. Kanal 1 ile ay önce, sorunsuz bir şekilde Faruk Bayhan ile konuşarak yeni şirketimizle hizmet vermek üzere anlaştık. Hayatımın sonuna kadar yapmak istediğim ve geç içine girdiğim bir mesleğim var artık: Tiyatro. Ona engel olduğu için Faruk Bey’i ikna ederek böyle bir karar verdik. Kanal 1 yükselen bir kanal, çok mesai harcamam gerekiyordu. Faruk beyle konuştuk ve tiyatro aşkımı ona tatlı bir dille anlattım. O her zaman iş kadını tarafımın ağır basması ve arkasında durmam gerektiğini söylüyor, ama ben tiyatroyu çok istiyorum. Bu yüzden şimdilik Kanal 1 işlerini Banu Noyan-Deniz Akkaya ortaklığında kurulan şirketimiz yürütecek. Tiyatro ile çok yeni tanıştım, alkışı alınca ne demek istediğimi anlayabilirsiniz ancak. Banu da buna göre tiyatro ile ilgili bir proje kurguladı benim için. Daha doğrusu beyninin etini yediğim için kurgulamak zorunda kaldı!.
BN. Deniz, sahneye çok yakışan biri, zaten uzak kalmaması gerekir. İş kadını oldu ekranları bıraktı diye bir şey yok, herkes kendi rutin işlerini zaten sürdürecek, ama ortaklığımız da tüm hızıyla sürecek. Sahneden inmemesi lazım onu ruhen bitirir, rutin işleri devam edecek. Arkasında yardımcı olan ekip zaten biz olacağız.
Biz çağdaş, akıllı,çalışkan ve güzel kadınlar olarak her yere yetebiliriz. Bu arada ben yeni programın ismini buldum Deniz:
“Bize yeni menajer lazım”…..
�




Yorumlar
Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.