İbiza
Temmuz 11, 2008 yazan DİVA
Nerden mi aklıma geldi IBIZA’yı yazmak….Hem de özlediğimiz sıcak, canlı Çeşme klasiğinin tadına vardığımız şu günlerde….Valla siz de Cafe Del Mar’ın CD lerini, benim gibi mum ışığında, sakin romantik bir ortamda dinleseydiniz eminim seyahat programınıza öncelikli olarak İbiza’yı koyar, bir an evvel de gitmenin yollarını arardınız. Cafe Del Mar, bilindiği üzere, İbiza Adası’nın San Antonia bölgesinde, deniz kenarında bulunan ve de terasından, dünyanın en güzel gün batımının izlenebildiği bir cafe, Cafe Del Mar’ın bu gevşetici ve rahatlatıcı etkisi bir müzik türüne de ilham vermiş, Cafe Del Mar chill-out (rahatlama müziği) denilen türün doğmasına sebep olan etkenlerden biri. Her yıl piyasaya sürülen, Cafe Del Mar serisi albümleri de mekanın ününe ün katmış.
Cafe Del Mar aynalı, avizeli, beyaz ve pembe lakeli dekorasyonu ile, hala ilk yapıldığı gibi, aynı duruşu sergiliyor. İbiza İspanya’ya bağlı Balerik Adaları’nın dört büyük adasından biri, müzik ve eğlencenin tavan yaptığı zeytin ağaçlarıyla örtülü bu ada aynı zamanda muhteşem kumsallarıyla da ünlü.. Nasıl bir doğal güzelliktir bu Tanrım… Ibiza yaklaşık yirmi beş, otuz yıldır dünyanın en ünlü eğlence diyarından biri olmuş, İspanyolca adı Eivissia olan ve güzel bir kaleyle süslenmiş bu adayı keşfedip popüler hale getirenler İngilizler.
Ibiza’nın her tarafını sarmış durumda….Tabelalar İngilizce, kafelerde İngiliz garsonlar çalışıyor.
Gündüz uyuyup gece yaşıyor bu adada insanlar…Avrupa ve ABD’nin en ünlü Dj’leri ve dansçılarının buraya akın etmesi sonucunda, giyimleri ve yaptıkları müzikleri ile o yaz modasının belirlendiği ve tüm dünyaya yayıldığı bir merkez olarak tanınıyor İbiza. San Antonio ve San Rafael İbiza’nın en hareketli bölgeleri, en gözde Beach’leri ise, Es Pout, Playa de Comte, Cala San Vincente ve Cala D’hort, bunlar aynı zamanda dünyanın en tanınmış plajları. Ada gelirinin %95 i turizmden sağlanıyor. Bu ada nasıl anlatılır bilmem ki? Her üç dakikada bir uçak inen bu adanın nasıl büyüleyici bir etkisi olduğunu siz tasavvur edin artık. En azından bir kere görün de “ölmeden önce mutlaka görülecekler” listenizden birsi eksilmiş olsun. Adanın simgesi kertenkele, her yerde bu sembol gözünüze geçiyor, alışverişe gelince, ada açık bir alışveriş merkezi olma özelliğinde, yok yok adeta ama oldukça pahalı… “Tapas yemeden dönmeyin” dememe bilmem gerek var mı? Bu ada diğer yazdığım diğer adaların aksine, “dinlenmek için” değil “eğlenmek” için birebir, ne dersiniz? Bence gidin ve kısa süre için de olsa “doyasıya eğlenin”… Mutlu seyahatler.




Yorumlar
Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.