Top

Son kez Çeşme!

Temmuz 11, 2008 yazan DİVA 

Yok, yaz sonuna kadar bir daha Çeşme yazmak yok. Şenay Düdek oldum, geziyorum ortalarda.

Bu hafta sevdiklerim, sevmediklerim, tavsiye edeceklerim, etmeyeceklerimle Çeşme faslını kapatıyorum. Artık yeter.

Tamam, eksik olmayın, şahane davetlerde, samimi çağrılarda bulunuyorsunuz, çok tatlısınız ama benim de bir evim ve bir özel hayatım var yahu! Sadece çoook sevdikleriminkine katılmaya ya da tesadüfen denk geldiklerimi yazmaya çalışıyorum ama yoruldum yani…

İşte aşağıda geçtiğimiz Cuma-Cmrtsi-Pazar üçgeninden geride kalan izlenimler…

House Butik Otel

Alaçatı dışında bir butik otel alternatifi aramak isteyenlere son günlerdeki tek tavsiyem.

Sahibesi Yıldız Hanım, Çiftlikköy yolundaki, denize sıfır villasını, 6 odalı bir butik otel haline dönüştürüp 3 yaz önce hizmete açmış. Otel; bahçesi, odalarının temizliği, şahane kahvaltısı, uygun fiyatları ve en önemlisi Yıldız Göksel’in müthiş ev sahipliği ile kesinlikle kalmaya değer!

Bu yaz yeni bir konsept daha geliştirmişler ve belirli periyotlarda, o güzel bahçelerinde “İtalyan Geceleri” düzenliyorlar. Mönüde taze kesme, el yapımı İtalyan makarnası ve kaliteli İtalyan şarapları var. Bu geceleri kaçırırsanız bile House Butik Otel’de konakladığınız süre boyunca, Yıldız Hanım’dan rica edip, kendinize özel bir İtalyan Gecesi düzenleyebilirsiniz. Sabah kahvaltısında ya da gün boyunca ikrama açık olan Yıldız Hanım’ın özel ev yapımı ekmeklerinden, kurabiyelerinden ya da brownie’sinden de tatmayı ihmal etmeyin. www.housebutikotel.com

A46

Moda ve stil takipçilerinin yakından tanıdığı, Nişantaşı’nın ünlü Tuvana Büyükçınar markası (sanırım New York Gilan’ın bitişiğine de açmışlardı) A46; Alaçatı’ya şube açmış. Meydan’dan Tuval’e giden yolda, turşucuya galmeden, soldaki köy kahvesinin hemen arkasında… Marka müptelaları o kadar şaşırıyorlar ki mağazayı burada görünce, herkes içeriye “aaaaa! 46” diye dalıyormuş ?

ZuZu Beach

Vıcık vıcık insandan, piyasa beach’lerden, 5 liralık içeceğe 25 lira ödemekten bıkıp usandıysanız; temiz bir deniz, çimlerin üzerinde dev şemsiyelerin altında, efil efil esesn Çeşme meltemi ile sakin, huzurlu bir Cumartesi ya da Pazar günü geçirmek istiyorsanız Zuzu’yu tavsiye ederim.

Zuzu; Arzu Akmansoy’un aile arasında yıllardır kullanılan kısaltma adı aslında. Arzu Akmansoy da, sizin de bildiğiniz üzere, yılların usta tiyatro sanatçısı Tekin Akmansoy’un yönetmen kızı.

Kış boyunca devam eden projeleri arasında bir es, bir nefesmiş Çeşme Zuzu Beahc projesi bu şeker mi şeker baba-kız için. Temiz, özenli, fiyatları makul, otoparkı gölgelikli, müzikleri hoş (Latin, chill out, arada eski broadway müzikalleri bile çalıyor Dj) gidibilitesi yüksek bir mekan olmuş kısacası burası… Unutmadan, Power Fm ile imzaladıkları anlaşma sonucu, 18 – 25 Ağustos tarihleri arasında, Power Fm’in dev tırı ve ünlü dj’leri burada çeşitli show’lar gerçekleştirecekmiş. Meyveli smooties ve kaju fıstıklı karpuz salatası benim sevdiğim lezzetler arasında.

Bu yaz kapılarını açmayan sevgili Selim’e ait Sun&Sea tadında bir mekan arayanlara öneririm Zuzu’yu…

Yaya’nın saygısızlığı

Cuma akşamı Ferdi Baba’daki sakin aile yemeğinin ardından, hadi kahvelerimizi Alaçatı’da içelim dedik. Alaçatı’nın kalabalığına vardığımızda, gürültüden ve kalabalıktan kaçmak için aklıma Yaya’nın sakin bahçesine sığınmak fikri gelmişti ki, o ne? Yaya, kalabalık bir club haline dönüşmüş. İşin komiği, girişte görevli (!) hanımefendinin, üstü başı son derece düzgün olan aile anne ve babalarımızı, doluyuz efendim diyerek içeri almamaya çalışmasıydı. Çünkü biz gençler biraz geride kalmış, birileriyle karşılaşmış, sohbet ediyorduk ki; bu durumla irkildim. “Ne oluyor yahu?” diye kapıya seğirttiğimde, bize “doluyuz efendim” diyen sarışın, hemen yanımızdan geçen ağır ağbi ve sevgilisini “hoş geldiniz efendim” diye içeri buyur etmesin mi? Olay çıkartıp gecemizi berbat etmektense, ailece Tuval’e gitmeyi tercih ettik. Sonuç olarak; Yaya’da 55-60 yaş üzerindekiler, sağlam bir soyadına sahip olsa da bunu kullanarak prim yapmayı kendine yakıştırmayan Beyefendiler, kapıdan içeriye “doluyuz” diye alınmıyor.

Hani bu zihniyet değişecekti? İlla kartvizitle mi gezmek lazım, parmak arası terlik rahatlığında gitmek istediğiniz bir mekanda bile?!?

Rouge’da Fas Gecesi farkı!

Bir aile yemeği, bir düğün, Amerika’dan ve İstanbul’dan gelen birer misafiri ağırlama, denize girme, takı alma, biraz okuma, derginin yazısını yetiştirme ve eşe dosta kahve sözü vermeleri sığdırdığım hafta sonunun; bir tanecik Özgür ve Volkan Yasemin düğününden sonraki ennn keyifli olayı, Sevgili Gülengül Uslu daveti ile katıldığım, Yıldızburnu Rouge’da düzenlenen Fas Gecesi oldu… Yıldız Burnu zaten Çeşme’de çocukluğumdan beri aşık olduğum tek koy. Ancak Rouge’a açıldığından beri hiç gitmemiştim. Hafif rüzgarını ve muhteşem manzarasını hiçbir şeye değişmediğim Yıldız Burnu’nda bir mekan sahibi olmak,. Rouge’un işletmecisi Murat Alpiskender’in de tek çocukluk hayaliymiş.

İşte burada bu yıl 3. kez, yemekleri, müzikleri, ambiansı, Tunuslu, Faslı, Fransız, İtalyan konukları ile gerçek bir Fas Gecesi daha yaşandı. Mönü, Türkiye ve İzmir aşkına, NATO’da görevli Türk eşine duyduğu aşk da eklenince ülkemize yerleşen ve benim bu dünyada gördüğüm en güzel kadın olan (hiç abartmıyorum) Touria’nın elinden çıkmaydı. Müzikler de yine Touria’nın kendi ülke arşivinden çalındı. Çok eğlendim, çok keyif aldım ve başta Touria gibi, Paula Michaleff gibi, Sibel Özgünter gibi, sohbeti keyifli yeni insanlarla tanışmaktan çok mutlu oldum. Teşekkürler Gülengül abla, teşekkürler Liz Taylor’un Fas ve Belçika melezi ikizi Touria…

Yorumlar

Bu konu hakkında birşeyler yazmak istiyorsanız...

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bottom